Hatırlanan açısından, hatırlamak ne güzel bir şeydir. Ben, hatırlayan, hatırladım seni; tanıdım. Hatırlayan açısından da hatırlanmak güzel bir şey olsa gerektir. Hatırladın mı beni?
Hatırlamadın mı o karanfil kokan gecede sen hâleli Ay’a bakarken benim sana bakarak beyitler yazdığımı?
Ay yakamonuzunu bırakırken gözyaşlarına, benim orada ayan olduğumu hatırlamadın mı?
Efsus!
Ben yazıyorken seni süslü sözlerle; ama samimi…
Sen kaçıyorken tevekkeli ben bizar…
Anımsamadın mı?
Açıver nikabını, gör beni, tanı beni. Tanıdım seni, sen de tanı beni.
Bir defa gözlerin gözlerime değse, tanıyacaksın içimdeki yangını, şerha şerha yok oluşuma tanık olacaksın, bir görsen, bir tanısan…
Hatırada kalan şey değişmezmiş zamanla, söyle ne değişti hatırada kalan?
Günay T.