Anasayfa | Arsiv | Profilim | RSS | E-Mail
MENÜLER

 

9/6/2009 - Anadilim Ben

Kategori: Benden

Bu da aşağıda bahsettiğim İstanbul'da liseler arası deneme yarışmasında 3. olan denemen...                  

                
ANADİLİM BEN

    Anadilim ben!..

    Lezzetini en temiz kaynaktan alan…

   Ana kucağı kadar sıcak, ana sütü gibi ak olan…

Heyhat! Coşkun kaynağıma zehir mi katılıyor ne?

Duruluğuma, ırmaklar kadar temizliğime leke mi çalınıyor, günden güne unutulup gidiyor muyum?

    Anadilim ben!..

Duyun beni ey gazeteler, radyolar, televizyon kanalları!..

Bu konuştuğunuz ben değilim.

Ben, çağlar öncesinden akarsular gibi taşarak, kıtalardan kıtalara, ağızlardan ağızlara dolaşarak geldim.

   Anadilim ben!..

 Kimi zaman unutuldum ben, sonra soydaşlarım tekrar yüceltti, en kutsal meclislerine oturttular beni. Kimi zaman dergâhta, bârgahta benden başkasının konuşulmasını yasak etti devletlûlar.

Diriltildim, ana sütü gibi ak oldum, Türk’ün temiz ağzında.

    Anadilim ben!..

 Yollug Tigin’e sor beni; ebedi taşlara vura vura beni nakşedene sor.

 Heyyy! 21. Asır, obalar kurdum; obalardan beyliklere beyliklerden, sultanlıklara, tahttan tahta gezdim ben.

Gündüz güneş şahit bana, gece ay.

    Anadilim ben!..

 Emzirdim çağları ak sütümle, büyüttüm Yunus’u en saf halimle.

 Kimi zaman Hacı Bektaş’ı kimi zaman Pir Sulhan’ı…

 Heyyy! 21. Asır:

Akifce coşup; ‘’Korkma’’ diye haykırdım:

Kim boğar kim yıkar yeter ki çatma kaşlarını .

Yeter ki uğratma yurduma düşmanı, yeter ki cenneti alsan da verme diye haykırdım .

Ve ellerimi kaldırıp yalvardım Allaha:

‘’İlahı ruhumun senden şudur ancak emeli

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli’’

  

 

    Anadilim ben!...

Dağda çoban konuştu beni, sarayda sultan, meydanda halk…

En ulvi sevdaları ben yazdım, en acımasız ayrılıkları da.

Beyit beyit divanlar, hece hece cönkler okudum halkıma.

Gönüller yıkıp, gönüller yaptım, aşıkların dilinde.

Karac’oğlan, Köroğlu bilir bendeki sırrı.

Merhale merhale geçtiği yollar, dağlar bilir.

    Anadilim ben!..

Şimdi  yorgunum, bu asırdaki kadar susuz kalmadım.

Yıllar var ki şiirlerle, hikayelerle, destanlarla coşamıyorum ben. Kim kurdu önüme şu seddi? Gidemiyorum ileriye. Hangi el bulandırdı  arı duru suyumu?

   Anadilim ben!...

Heyy 21. Asır! Heyy evlatlarım! Heyy vatan! Bensiz neyi görebilir hangi sorunla baş edebilir, hangi dağı aşabilirsiniz? Nasıl aydınlanır karanlıklar, nasıl tek vücut olur bu halk, bensiz.

Nasıl yükselebilir layık olduğu o yere;  Atatürk’ün hedeflediği muasır medeniyete nasıl erişebilirsiniz, aynı dili konuşmadan?

Duyuyor musun beni Türk halkı, ben düşmeden tut elimden. Ben düşersem şu bi-perva alemde, sen de düşersin.

Eğitimini benimle al, benimle düşün, benimle yaşa.

Sök şu anlımdaki Fransızca, İngilizce mecalsiz levhaları.

Anadilim ben!..

Çöz gayrı dilimdeki bağı

Çöz ki konuşayım…

 Günay Turak

 Yazının telif hakları Dil ve Edebiyat Derneğine aittir. İzinsiz kullanılamaz...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->