Günay Turak

Fırtınalara karşı koyamadan yükselemezsin...

Züleyha Yüzlü

3/7/2009

Ey Züleyha Yüzlü!..

Havvanın Ademi, Leylanın Mecnûnu, Züleyhanın Yûsufu var…

Hepsi yekta, kendileri gibi... Hepsi birbirine ram, meftun olmuş.  Fıtratları birbirine müselsel…

Hepsinin bahtında kendilerine müstahak, kendilerine muştulanmış nur yüzlüler…

 

Havvanın yasak meyveyi birlikte tattığı, nâr- ı aşkta yandığı Adem’i…

Leylanın çöle düşmüş,  mecnûn olmuş, Kays’ı …

Züleyhanın bir Yûsuf yüzlüsü, pırıl pırıl, parıldayan, Mısrın azizi Yûsuf’u var…

Yûsuf’u her gördüğünde nurlanan aynaları var.

Ya senin Züleyha yüzlü? Senin Yûsuf  yüzlün kim?

Aynan benim Züleyha yüzlü, nurun kim?  Hangi isim senin isminin yanında durur. Arana hangi isimle girer ‘’ile’’. 

Hangi isim seni taşır, sana layık olur?

Sen bir gül, hangi bülbül  sana dönmeye layık olur? Sen bir şem, hangi pervane yanmaya layık olur?

Çeşmi hoş nigahınla tecelli etti bu cân aynan.

Günay Turak

  

Kategori:Benden| | Yorum (0) Yorum yaz!

Can Aynası

22/6/2009

                                                     Can Aynası

Endam aynası oldum, servi  karşısında el aynası oldum mecali olmayan yüz karşısında. Hülasa, hepsi sûretti, hepsi madde…

Can aynası dendi; ama canı görmedim; gösteremedim.  Viran bir meskende unutulmaya yüz tuttum. Tozlar kapladı bedenimi.  Bana sûret değil, siret gerekti. Bir latif yüz gerekti bana, aslıma rücu ettirecek bir yüz…

Ben cömert, yalansız, ne varsa aksettim.

Görmediğimi aksettiremedim; unutulmaya yüz tuttum.

Zaman aktı gitti, ayna bir siret gördü, meftun oldu yüreğine, siretine.

Aldı eline beni, tozlardan arındırdı, sözlerle yıkadı bedenimi, gülüşleriyle şirazeledi beni, hilkatime kendini kattı…

Ferlendim, ışıdıkça ışıdım…

Bu nasıl bir can, nasıl bir sûret ki, bana bakanın gözleri kamaşır.

Bilmezler bilmezler ki, bu aynanın ardında, derununda kim var.

Bu aynanın ardında öyle bedii, en latif sözlere müstahak kişi var. 

Kokusu yasemen, giryanı ab-ı hayat, elma yanaklı, sırma saçları şahsına münhasır.

Yok senden özge, senden öte.

 Şimdi diriyim, dinçim, duruyum. Üzerimde ne bir toz bulutu, ne derunumda bir katran, bahar havası gibi içim hoş. Can aynasıyım, ben, ben dediğim, ben letafet sahibinin aksiyim…

Günay Turak

 

Kategori:Benden| | Yorum (1) Yorum yaz!

Letâfet Sahibine

16/6/2009

Zeynep Gümeysa Aksel'e

Akıp gidiyor gözlerimden hayaller, zamandan münezzeh olarak.  Hayalimde ıtır kokulu bahçeler ve o muttasıl şakıyan bülbüller; güle bend etmiş bülbüller.

   Yürüyorum bu zamansızlık zamanının sinesinde. Çağıldıyor ırmaklar. Gürül gürül akıp gidiyor. Akmak istiyor başka yataklara; ama yitip gidiyor...

Müstacalen yürüyorum, yürüyorum, yürüyorum…

Önüme ebedi taşlardan örülmüş bir sed çıkıyor, duruyorum.

Haykırıyorum, haykırıyorum gözlerimi açtığımda, gözlerimi açtığımda anlıyorum, yitip giden ve hiçbir zaman gelmeyecek olan zamanların tahayyülünden uyandığımda.

Gözlerimde bir mahmurluk, mahzunluk…

Derdim çok, gözlerim bir hemdert arıyor.  Zamanın üzerime yığdığı ağırlıklar, bi-perva gönüllerin açtığı yaralarla yürüyorum, bir külfet yüklenircesine…

Elimde bir zambak, en latif sözlerimle bezenmiş, buhur kokan…  Yüreğimin kırıklıklarından, içimde pinhan kalmış yekta sözleri serpiştiriyorum.

Muteber, letafetli, ulvi bir insana gidiyorum, farkında olmadan.  Uzatıyorum ellerimdekileri, derdimin çok, hemderdimin olmadığı bir zamanda, sahtiyan yüzlerin papatya gibi açtığı, mecalsiz yüzlerin bana döndüğü bir zamanda…  Uzatıyorum, sanki içimden, en derunumda kalmış şeyleri uzatıyorum. Sanki onlar oraya saklanmış da çıkarıp sahibine vermek şart olmuş gibi, müstacalen uzatıyorum.

Alıyor elimden, içindeki en lafit sözlerle, zambakları.

Gonca yüzü açıyor, ışıldıyor, ben ışıldıyorum; ayineler ışıldıyor, letafet sahibi ne güzel ışıldıyor…

Bu billur yüz ışıdıkça ışıldıyor, aynayım ben şimdi; can aynası…

Bu billur yüz aksediyor bana, baktıkça çoğalıyorum, aydınlanıyorum…

Ben ona burcu  burcu kokan çiçeklerin arasında, samimiyet kokan sözlerimi veriyorum o da gülüşleriyle, hilkatindeki muteber sözleriyle icabet ediyor.

Sönme ışığım, sönme ki şu biçare ayna, ziyasız kalmasın…

Günay Turak

08.06.2009

Kategori:Benden| | Yorum (0) Yorum yaz!

ÖSS...

14/6/2009

Dün yapılan ve 1 milyon 350 kişinin girdiği ÖSS sınavına ben de girdim(ilk defa).

Aylarca yaptığım çalışmaları 3 saat 15 dakikaya ne kadar sığdırabildiysem sığdırdım…

Ailem stres yapmasa bende zerre kadar stres olmayacaktı. J

Buna rağmen piknikte test çözüyormuş gibi çözdüm soruları. J

Dershanedeki denemelerde zaman fazlaca arttığı için, burada da soruları cevaplarken, ince eleyip sık dokudum.

Türkçe soruları çok basitti, sos1de çok abes sorular vardı. Ed-Sos da Türkçe kadar basitti. Ed-Sos bölümündeki cevapları kodlarken, son yarım saat kaldığını bildirdiler, benim ise önümde cevaplanması gereken 30 soru daha vardı. Üzerinde çok fazla durmadan cevaplamak zorunda kaldım bu sefer…

 

Edebiyat okumak isteyen bir kişi olarak, matematikten muaf tutulmamak sinir katsayımı oldukça fazla artırıyor. Edebiyatta matematiğin yeri ne kadarsa artık…

Hayatımızın sınav olduğu şu acunda, bu sınavı bu kadar stres yapmalarına bir anlam veremiyorum, tamam geleceğimizi belirleyecek bir sınav; ama dünyanın da sonu değil.

Sınavım genel olarak iyi olsa da matematik yap(a)mamamdan ötürü puanım kafi gelmeyecek.

Bu da demek oluyor ki, hayallerimi bir sene daha ertelemek zorunda kalacağım.

Öğrencileri potansiyel bir gelir olarak gören dershanelere ise bu sefer teslim olmayacağım…

Umarım ki yeni sınav sistemiyle hayallerimize ulaşmada bir katre daha muvaffak oluruz…

Sınava giren herkese geçmiş olsun, Allah yardımcımız olsun.

Kategori:Benden| | Yorum (2) Yorum yaz!

Anadilim Ben

9/6/2009

Bu da aşağıda bahsettiğim İstanbul'da liseler arası deneme yarışmasında 3. olan denemen...                  

                
ANADİLİM BEN

    Anadilim ben!..

    Lezzetini en temiz kaynaktan alan…

   Ana kucağı kadar sıcak, ana sütü gibi ak olan…

Heyhat! Coşkun kaynağıma zehir mi katılıyor ne?

Duruluğuma, ırmaklar kadar temizliğime leke mi çalınıyor, günden güne unutulup gidiyor muyum?

    Anadilim ben!..

Duyun beni ey gazeteler, radyolar, televizyon kanalları!..

Bu konuştuğunuz ben değilim.

Ben, çağlar öncesinden akarsular gibi taşarak, kıtalardan kıtalara, ağızlardan ağızlara dolaşarak geldim.

   Anadilim ben!..

 Kimi zaman unutuldum ben, sonra soydaşlarım tekrar yüceltti, en kutsal meclislerine oturttular beni. Kimi zaman dergâhta, bârgahta benden başkasının konuşulmasını yasak etti devletlûlar.

Diriltildim, ana sütü gibi ak oldum, Türk’ün temiz ağzında.

    Anadilim ben!..

 Yollug Tigin’e sor beni; ebedi taşlara vura vura beni nakşedene sor.

 Heyyy! 21. Asır, obalar kurdum; obalardan beyliklere beyliklerden, sultanlıklara, tahttan tahta gezdim ben.

Gündüz güneş şahit bana, gece ay.

    Anadilim ben!..

 Emzirdim çağları ak sütümle, büyüttüm Yunus’u en saf halimle.

 Kimi zaman Hacı Bektaş’ı kimi zaman Pir Sulhan’ı…

 Heyyy! 21. Asır:

Akifce coşup; ‘’Korkma’’ diye haykırdım:

Kim boğar kim yıkar yeter ki çatma kaşlarını .

Yeter ki uğratma yurduma düşmanı, yeter ki cenneti alsan da verme diye haykırdım .

Ve ellerimi kaldırıp yalvardım Allaha:

‘’İlahı ruhumun senden şudur ancak emeli

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli’’

  

 

    Anadilim ben!...

Dağda çoban konuştu beni, sarayda sultan, meydanda halk…

En ulvi sevdaları ben yazdım, en acımasız ayrılıkları da.

Beyit beyit divanlar, hece hece cönkler okudum halkıma.

Gönüller yıkıp, gönüller yaptım, aşıkların dilinde.

Karac’oğlan, Köroğlu bilir bendeki sırrı.

Merhale merhale geçtiği yollar, dağlar bilir.

    Anadilim ben!..

Şimdi  yorgunum, bu asırdaki kadar susuz kalmadım.

Yıllar var ki şiirlerle, hikayelerle, destanlarla coşamıyorum ben. Kim kurdu önüme şu seddi? Gidemiyorum ileriye. Hangi el bulandırdı  arı duru suyumu?

   Anadilim ben!...

Heyy 21. Asır! Heyy evlatlarım! Heyy vatan! Bensiz neyi görebilir hangi sorunla baş edebilir, hangi dağı aşabilirsiniz? Nasıl aydınlanır karanlıklar, nasıl tek vücut olur bu halk, bensiz.

Nasıl yükselebilir layık olduğu o yere;  Atatürk’ün hedeflediği muasır medeniyete nasıl erişebilirsiniz, aynı dili konuşmadan?

Duyuyor musun beni Türk halkı, ben düşmeden tut elimden. Ben düşersem şu bi-perva alemde, sen de düşersin.

Eğitimini benimle al, benimle düşün, benimle yaşa.

Sök şu anlımdaki Fransızca, İngilizce mecalsiz levhaları.

Anadilim ben!..

Çöz gayrı dilimdeki bağı

Çöz ki konuşayım…

 Günay Turak

 Yazının telif hakları Dil ve Edebiyat Derneğine aittir. İzinsiz kullanılamaz...

Kategori:Benden| | Yorum (0) Yorum yaz!

Liseliler Yarışıyor- Ödül Töreni

6/6/2009

Merhabalar, değerli dostlar...

Bundan 1 ay önce okulumuz panosunda ''Liseliler Yarışıyor''  başlıklı ''Türkçemizin Korunması ve Gelişmesi'' konulu İstanbul'daki liseler arası yapılacak olan deneme yarışmasının afişini fark ettim. Türkçenin ne derece kirletilmeye çalışıldığına tanık olan ben de, fikirlerimi, duygularımı paylaşabileceğim bu yarışmayı bir fırsat olarak değerlendirdim ve yazmaya başladım...

        Bazı durumlar sonucunda yarışmaya katılmaktan vazgeçmiştim. Ama şu dünyada değerli olduğunu bana hissettiren sayılı insanlardan biri olan; bir öğretmenimin beni teşvik etmesiyle ve üzerinde ehemmiyetle ilgilenmesiyle güzel bir deneme ortaya koyduk.  

      Velhasıl kelam 21 Mayıs tarihinde sonuçlar açıklandı ve İstanbul genelinde 3. oldum.
Buradan bakabilirsiniz.
5 Haziran günü, Milli Eğitim Bakanı, Vali, İst. Bşb Kadir Topbaş ve devlet erkanındn kişilerin de katılımıyla ödül töreni yapılacaktı.
    Okulumuzdaki birçok öğretmenimle ve öğrenci arkadaşlarımla törene iştirak ettik. (Cemal Reşit Rey Konser Salonu)

     O salonda bulunmasını arzuladığım birkaç kişi daha vardı, orada olmasalar da bana manevi olarak destek verdiler, bu da yazımı okurken bana güven duygusu verdi.
    Sözü burada bırakıp, sizi resimlerle başbaşa bırakıyorum:

SDC10035Custom.jpg Değerli öğretmenlerim image by 6unay
SDC10041Custom.jpg image by 6unay
SDC10043Custom.jpg image by 6unaySDC10044Custom.jpg image by 6unay
SDC10055Custom.jpg image by 6unay
SDC10056Custom.jpg Nimet Çubukçu ve Bİz image by 6unay
SDC10057Custom.jpg Nimet Çubukçu ve Biz image by 6unaySDC10058Custom.jpg image by 6unay
SDC10060Custom.jpg Recep Garip image by 6unaySDC10070Custom.jpg Türk Dil Kurumu Başkanı image by 6unay
SDC10071Custom.jpg image by 6unaySDC10072Custom.jpg Ata Özel, Valimiz ve Ben image by 6unay
SDC10073Custom.jpg Okul müdürümüz ve Valimiz image by 6unay
Beni orada yalnız bırakmayan öğretmenlerime ve arkadaşlarıma minnettarım.
SDC10079Custom.jpg image by 6unay
Ve  şahsıma yarışmaca verilen hediyeler.



Başta Dil ve Edebiyat Derneği, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğüne ve yarışmaya
 katkıda bulunanlara teşekkür eder ve uzun, sıhhatli ömürler dilerim.

Kategori:Benden| | Yorum (2) Yorum yaz!

Sen...

3/6/2009


Sen, varlında vuku bulduğum

Sükûta erdiğimde,

Bana lûgatinden bir katre söz buyuransın

Sen, yüzümdeki suret, siretimdeki suretsin

Karanlıktaki ışığım,

pervaneyken kanadım

Şemken ferimsin

Bakışlarımın değdiği yer,

İştiyakımın muhayyilesisin…

Sen, mağfirete uğramış şerrim

Şerre uğramış hayrımsın

Sen, hem dert hem de hemdertsin

Mağrur duruşumu kıran, tahayyülünden uyandıran

Sen, varlığınla yeri olmayan, yokluğunla yeri dolmayan

Sen, kimi zaman sükût , kimi zaman  terennüm eden acılarımsın…

Günay

 

Kategori:Benden| | Yorum (2) Yorum yaz!

Silsile

31/5/2009

Her birimiz, bu hayatta silsilelerin bir parçasını oluşturuyoruz. Kimimiz bu silsilenin en son parçasında, kimimiz ise en

sıkıyı yerde; ortasında yer  alıyoruz.   Bu silsileler bazen dostluğu, ayrılığı, düşmanlığı ifade ediyor. Birbirine kenetlenmiş iki halka, dostluğu, bir silsile

boyunca en baştaki ve en sondaki halka düşmanlığı ifade ediyor…

Kimi zaman birbirinden ayrılır bu halka parçacıkları.

Kopar gider, anlamını yitirerek; varlığını oluşturan silsileden uzaklaşarak.  Bir başka yerde

mevcudiyetine halka takmak ister…

Paslanır bir zaman sonra. 

Kendisiyle anlam ifade edecek halkayı bulmayı sürdürürken, kendi varlığının anlamını yitirdiğini fark etmez. Kendisine katılıp, çıkan her halka pörsütür onu. Paslanır,

kullanılmaz, mecalsiz olur. Ve bir zaman vuslatına eremeden, bir kenarda yok olup gider…

Gny

Kategori:Benden| | Yorum (0) Yorum yaz!

Ben Bir Şarapnel Parçasıyım

28/5/2009


Ben, bir şarapnel parçasıyım bu titrek vücutlarda
''Medeniyet'' nidaları altında atıldım...
Kimi zaman Afganistan'da, Irak'da, Felluce'de, Filistin'de;
Kimi zaman bir sofra ortasında, kimi zaman bir camide buldum kendimi

Gözyaşı akıtmaktan bitap; ama mağrur...
Metanetini koruyan   yüreklere saplandım
Terennüm etmiyor acıları, lal değil;
Bir gün hesabını sormak için sükûn ediyorlar
Şu bi-perva acunda, onlara metaneti kazandıran tek şeye;
Yeri göğü yaratan, O'na sığınıyorlar.
Günay Turak

Kategori:Benden| | Yorum (0) Yorum yaz!

Türkçe Olimpiyatları

26/5/2009


Altı yıldır sesini giderek duyuran ve büyük bir çoşkuyla gerçekleştirilen  ‘’Türkçe Olimpiyatları’’ bu sene diğer senelere nazaran, daha heyecanlı başlıyor.

7.si düzenlenecek olan bu,  kültür şölenine bu sene 115 ülkeden, 700 kişi katılacak…

Türkçe bayramına dönüşen bu etklinlikler,  28 Mayıs’ta Kızılcahamam’da başlıyor.

Dünya bilim ve edebiyat dili olma yolunda  ve dilimizin, kültürümüzün daha iyi tanıtılması hususunda  yapılan en büyük etkinlik olarak ‘’Türkçe Olimpiyatları’’nın yerini başka hiçbir etkinlik, yarışma dolduramaz. 

Türkçenin diğer dünya ülkerini bu yarışma babında bir araya getirerek, barışa katkıda bulunması kadar güzel bir şey yoktur.

O, ne güzel bir duygu ki; dilimizin, başka milletler tarafından konuşulmasını duymak. 

Eurovision yarışmasına gösterdimiz ilgi ve alakanın birazını bu etkinliğe göstersek, her şey daha manidar olur.

Türkiye’yi   Türkçeyle, Türk örf ve adetlerine göre tanıtmak varken,  yabancı dillerle, onların kıyafetiyle ne derece tanıtabiliriz?  Ancak diğer milletlerin gözünde, kültürümüzü ne derece yozlaştırdığımızı gösterebiliriz...

 

Umarım ki  ‘’Türkçe Olimpiyatları’’ gibi manidar etkinlikler böyle çoşkuyla devam eder  ve bir yandan yozlaştırılmaya çalışılan, dilimiz, kültürümüz canlanır…

Aşağıda bu etkinliğe ait bir gösteri vardır...

İlgili aramalar: -  türkçe olimpiyatları -  2009 -  fragman


Ve Türkçe Olimpiyatları Sonlandı. Aşağıda yarışmaya ilişkin görseller bulunmaktadır...




Bu adam Babam Pakistan şiir1'ncisi 7.Türkçe Olimpiyatları
by turkavaz


7.TÜRKÇE Olimpiyatları Endonezya Birincisi-YALAN
by ERASLAN20


7. Türkçe Olimpiyatı Şarkı Yarışması Üçüncüsü Ya Resulallah
by arayan_63


7. Türkçe Olimpiyatları Şarkı Yarışması İkicisi / Kilim
by arayan_63

Kategori:Benden| | Yorum (1) Yorum yaz!